Ümit ve Korku Arasında Müminin Yolu
Muhterem Müslümanlar!
Bir defasında Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), ölüm döşeğinde olan bir genci ziyaret etmiş ve ona, “Kendini nasıl hissediyorsun?” diye sormuştur. O genç, “Ey Allah’ın Resûlü! Rabbimin rahmetini ümit ediyorum; fakat günahlarımdan da korkuyorum.” diye cevap vermiştir. Bunun üzerine Allah Resûlü (s.a.s) şöyle buyurmuştur:
“Bir kulun kalbinde ümit ve korku bir arada olursa, Allah ona umduğunu verir, korktuğundan da onu emin kılar.”[1]
Günah Karşısında Müminin Tavrı
Aziz Müminler!
İnsan beşerdir; unutur, yanılır, hata eder. Kimi zaman Rabbinin emir ve yasaklarına uymakta rehavete kapılır, kimi zaman da kul ve kamu hakkını gözetmeyerek günaha dalar. Ancak şu hususlar son derece önemlidir:
- Günahlar küçük görülmemelidir.
- Haramlarla övünülmemelidir.
- Hata ve yanlışlarda ısrar edilmemelidir.
Cenâb-ı Hak, takva sahibi müminlerin bu vasfını bizlere şöyle haber vermektedir:
“Onlar, çirkin bir şey yaptıkları veya kendilerine kötülük ettikleri zaman Allah’ı hatırlar, hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Zaten günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir ki? Onlar, yaptıklarında bile bile ısrar etmezler.”[2]
Zaman, Ömür ve Ahiret Bilinci
Değerli Müslümanlar!
Zaman hızla akıp gitmektedir. Ömür sermayemiz her geçen gün biraz daha tükenmektedir. Her gün, ahiret hayatına bir adım daha yaklaşmaktayız. Dikkat edelim! Bu kısa dünya hayatının neticesi, ebedî mutluluk da olabilir, hüsran da.
Bizim için en bereketli kazanç; Rabbimizin razı olduğu amelleri eda etmek, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in güzel ahlakını kuşanmaktır. İyiliği hayatımızın düsturu edinmek, kötülüklerden uzak durmaktır.
En büyük kayıp ise, “Nasıl olsa Allah affeder.” “Vakti gelince tövbe ederim.” gibi düşüncelerle günahlara dalmak ve tövbe kapısını aralamayı ihmal etmektir.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) bu hususta şöyle buyurmaktadır:
“Her insan hata yapar; hata yapanların en hayırlısı ise hatasına tövbe edendir.”[3]
Berat Gecesi: Yeni Bir Başlangıç Fırsatı
Kıymetli Müminler!
Önümüzdeki Pazartesi’yi Salı’ya bağlayan gece, Ramazan ayının müjdecisi olan Berat Kandili’ni idrak edeceğiz. Bu mübarek geceyi, hayatımız için yeni bir başlangıç vesilesi kılalım.
- Hatalarımızı gözden geçirelim.
- Günahlarımıza tövbe edelim.
- Ruhumuzu huzursuzluğa, ailemizi mutsuzluğa, iş ve ticaretimizi bereketsizliğe sürükleyen her türlü haramdan uzak duralım.
Zaaflarımıza yenik düşüp günaha girdiğimizde ise Yüce Rabbimizin af ve mağfiretine sığınalım.
Unutmayalım ki günah, kalpte iz bırakan bir leke gibidir. Küçük görülen bu leke süreklilik kazanırsa büyür ve kalbin kararmasına sebep olur. Kalp kararınca da akıl idrak edemez; göz hakkı göremez; kulak hakikati duyamaz, dil doğruyu söyleyemez hale gelir.
Hutbenin Duası ve Müjdesi
Bu vesileyle Berat Kandilinizi şimdiden tebrik ediyorum. Hutbemizi Yüce Rabbimizin şu müjdesiyle bitiriyorum:
“De ki: Ey kendi aleyhlerine günahta haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”[4]
30 Ocak 2026 Cuma Hutbe konusudur.
