Eşler Arasında Değer Vermek ve Sevgi – Değer, Sevgi ve Hak Bilinci

0 yorumlar
Eşler Arasında Değer Vermek ve Sevgi - Değer, Sevgi ve Hak Bilinci

Hakiki İnsan ve Hak Meselesi

Hakiki insan kimdir?” sorusuna verilebilecek en güzel cevaplardan biri, hiç şüphesiz “her hak sahibine hakkını teslim eden” ifadesidir. Buradaki “her hak” kavramının kapsamını Selman-ı Farisî’den öğreniyoruz: Rabbimizin hakkı, nefsimizin hakkı ve eşimizin hakkı.

Bugün bu haklardan eşimizin hakkı üzerine konuşacak, değer meselesini bu çerçevede ele alıp bazı çözüm yolları sunmaya çalışacağız.

Değer Görme İhtiyacı ve Kaynağı

Günümüz insanı her şeyin fiyatını biliyor ama hiçbir şeyin değerini bilmiyor.
Oscar Wilde’ın bu çarpıcı tespitine kısa bir saygı duruşundan sonra devam edelim.

Değer görmek, insanın temel ihtiyaçlarından biridir. Bir birey olarak, bir arkadaş olarak, bir ebeveyn, bir çocuk, bir öğrenci, bir meslektaş olarak… Örnekleri çoğaltmak mümkündür. Kendimiz değer görmek istediğimiz gibi, ortaya koyduğumuz emeğin ve çabanın da değer görmesini istemek en tabii hakkımızdır.

Peki bu “değer meselesi”nin kaynağı, çekirdeği ve çözümü nedir?

Değer ve Hak İlişkisi

Değer meselesi, özünde bir hak meselesidir. Değer görmek istemekle, hakkımız olduğunu düşündüğümüz şeyi talep ederiz. Bu talebin kaynağı nefis olmadığı müddetçe, burada sağlıklı bir taraf vardır.

Allah ile olan ilişkimizde, Allah tarafından sevildiğimizi ve merhamet edildiğimizi hissetmek bizi O’na daha çok yaklaştırır, samimiyetimizi artırır. İnsanlarla olan ilişkilerimizde de muhatabımız tarafından değerli olduğumuzu hissetmek bizi ona yaklaştırır, daha fazla çaba göstermeye teşvik eder.

Ve fark ederiz ki:
Biz, verdiğimiz değer ölçüsünde değer görürüz.

Aslında bu cümle, metnin ana fikridir.

Eşler Arasında Değer Meselesi

Hayatımıza birçok insan girer çıkar. Bazıları geçicidir, bazıları ise ömür boyudur. Ömür boyu devam eden ve en çok vakit geçirdiğimiz kişinin başında da eşimiz gelir.

Karımız ya da kocamız…
Hanımımız ya da beyimiz…
Sultanımız ya da paşamız…
Ya da –Allah muhafaza– bir ömürlük imtihanımız…

Bu sonuncusu çoğu zaman tercih değildir; fakat sözlerimizle ve davranışlarımızla ördüğümüz ilişki bizi bu noktaya taşıyabilir. Elbette “kolayca vazgeçmek” gibi bir seçenek de vardır; fakat ahirette de yoldaşımız olacak bir refikayla huzurlu bir yolculuk varken bu seçenek en sonda kalmalıdır.

Değer Vermek Azaltmaz, Artırır

Eşimize değer vermek, bizim değerimizi azaltmaz; aksine artırır.
Peki, eşimize değer verdiğimizi nasıl göstereceğiz?

  • Sözlerimizle
  • Davranışlarımızla
  • Hatta bakışımızla

Evet, bakışla…
“Gözler kalbin aynasıdır” demeyeceğim ama siz yine de bir düşünün.

Çoğu zaman, hayatta bizden en çok güzel söz duymayı hak eden kişiden bu sözleri esirgiyoruz. Sonra ilişkiler yıprandığında “Nasıl oldu bütün bunlar?” diye hayıflanıyoruz.

Efendimizin Örneği: Sevginin İfadesi

Bu konuda en büyük örneğimiz, Efendimizdir ﷺ.

Hz. Âişe (r.a.) anlatıyor:

Evliliğimizin ilk günlerinde Efendimize dedim ki:
— Ya Resûlallah, beni seviyor musun?

— Elbette seviyorum. Sen benim mahbubemsin.

— Bana olan sevgini nasıl ifade edersin?

— Sana olan sevgim bir kördüğüme benziyor.

Daha sonra latife yapardım:
— Bizim kördüğüm ne âlemde Ya Resûlallah?

O da:
İlk günkü gibi, diye cevap verirdi.

Görüldüğü gibi, eşe güzel söz söylemek sadece kapalı kapılar ardında değil, yüzüne karşı da yapılmalıdır.

Değerin Hayata Yansıması

Eğer eşinize her zaman değer verdiğinizi hissettiriyorsanız, zor zamanlarda da daha anlayışlı olursunuz.

  • Yoğun bir toplantıda “Canım şu an meşgulüm” demek sorun olmaz.
  • Yorucu bir günün ardından erken uyumak anlayışla karşılanır.
  • Arkadaşlarla vakit geçirmek problem hâline gelmez.

Ama bu durumlarda sürekli sorun yaşıyorsanız, mesele sadece o an değil; ilişkinin genel sağlığıyla ilgilidir.

Küçük Bir Fıkra, Büyük Bir Ders

Fadime ile Temel yeni evlenmişler. Temel kahve istemiş. Fadime “Ben niye yapacağım, kendin yap” deyince küsmüşler.

İkisi de barışmak istiyor ama:
Temel: “Erkek adam barışmaz.”
Fadime: “O haksız, önce o gelsin.”

Bir gün Fadime dua ederken Temel kapıdan duyar:
— Allah’ım bizi barıştır. Hızır mı gönderirsin, rüya mı gördürtürsün bilmiyorum ama ne olur bizi barıştır…

Kapıdan Temel’in sesi gelir:
— Yav Hızır Dede, arkamdan itekleyip durma, tamam barışacağım!

Emanete Riayet

Karı-koca ilişkisinde benliği bir kenara koymadan, ilk adımı hep karşı taraftan bekledikçe hem ilişki zedelenir hem de karşılıklı saygı ve değer azalır.

Efendimizin buyurduğu gibi:
“Eşleriniz size Allah’ın emanetidir.”

Emanete riayet edebilmek duasıyla…
Değerli kalın.

Yazan: Zehra Saçaklıdır

İlgili Yazılar

Bir Yorum Yapın