Hasan el-Bennâ’dan Müslüman Gençlere Namaz Çağrısı

Şehid Hasan el-Bennâ, İslam davetini namaza davet üzerine inşa etmiş bir önderdir..

0 yorumlar
Hasan el-Bennâ'dan Müslüman Gençlere Namaz Çağrısı

Abdülaziz Kıranşal yazdı…

Şehid Hasan el-Bennâ, İslam davetini namaza davet üzerine inşa etmiş bir önderdir. Daha ilkokul yıllarında mescitlerde ezan okuyarak insanları namaza çağıran el-Bennâ, gençlik yıllarında ise arkadaşlarını örgütleyerek yaşadıkları kasabayı aralarında bölüştürmüş ve gençleri sabah namazına uyandırma hareketi başlatmıştır.

İlk Çağrı: Namaza Davet

Hasan el-Bennâ, insanları sabah namazına çağırdığı bu davet çalışmasını hatıralarında büyük bir özlemle şu sözlerle aktarır:

“Yaz tatilindeki cuma sabahlarında yaptıklarımız arasında insanları — özellikle de kardeşleri — sabah namazına uyandırmak için fecir vaktinden hemen önce Muhammed Dimyati Efendi ve Abdulmuteal Senkel kardeşlerle kasabayı kendi aramızda paylaştırırdık. Üç kişiydik, bazen sayımız daha da artıyordu.”

El-Bennâ, müezzinleri sabah ezanına uyandırdığında kendisinde büyük bir saadet ve derin bir rahatlama hissettiğini belirtir. Nil’in kıyısında durarak ezanı dinlediği o büyülü anları, kasabadaki mescitlerin birbirine yakın minarelerinden aynı anda yükselen ezan sesleriyle birlikte tarifsiz bir huzur olarak tanımlar.

Bu çalışmada onu en çok motive eden şey ise Rasulullah’ın (s.a.s.) şu hadisiydi:

“Kim, birini doğru yola davet ederse ona ecir vardır ve bu yolda amel edilirse ecri kıyamete kadar sürecektir. Ve bu, ecirlerinden bir şey eksiltmez.”

Mescide gittiğinde oturanlar arasında yaşça en küçük kendisinin olduğunu gören el-Bennâ, Allah’a hamd eder ve tevfikiyetinin devamını dilerdi.

Mescit Alışkanlığı: Gençleri Cemaatle Namaza Alıştırmak

Hasan el-Bennâ, genç yaşlarında edindiği davetçi kimliğiyle yalnızca mahallesindeki gençlerle sınırlı kalmamış; okuduğu okuldaki arkadaşlarını da cemaatle namaza alıştırmak için büyük bir gayret sarf etmiştir.

Okulun yanındaki küçük mescidi bir fırsata dönüştüren el-Bennâ, namaz vakitlerinde arkadaşlarını namaza davet etmiş ve özellikle öğle namazlarını bu mescitte cemaatle kılmaya özen göstermiştir.

Bir gün bu mescitte çocuklarla namaz kılarlarken içeri giren imam, önünde imamlık yapan Hasan el-Bennâ’yı ve etrafındaki cemaati görünce sert bir tepki verdi. Çocukların caminin suyunu boşa akıtacağından ve hasırları yıpratacağından endişe eden imam, onlara tehditler savurdu. Bu durum karşısında çocukların bir kısmı kaçtı, bir kısmı ise yerinde dondu kaldı.

El-Bennâ bu olaydan derinden etkilendi ve imama bir mektup yazmaya karar verdi. Mektuba şu ayeti yazdı:

“Rablerinin rızâsını isteyerek sabah akşam O’na yalvaranları kovma! Onların hesaplarından sana sorumluluk yoktur, senin hesabından da onlara sorumluluk yoktur ki onları yanından uzaklaştırıp da zalimlerden olasın.” (En’am, 6/52)

Bir Şehidin Namaz Nasihati: Gençlere Çağrı

Hasan el-Bennâ, İhvan’a katılmak isteyen gençlere her zaman aynı ilk adımı gösterirdi:

“Bilin ki bizim aramıza katılmak için atacağınız ilk pratik adım namazınızı güzelleştirmek olmalıdır.”

Namazın İslam’daki yerine dair ise şu unutulmaz sözleri söylemiştir:

“Ey Müslüman kardeşim. Bu noktayı iyi anla, namazda ihsan derecesine erişin. Hiç şüphesiz ki namazın İslam’daki yeri, başın bedendeki yeri gibidir. Namaz bu dinin direği, esası, rüknü, şiarı, ebedi varlığının görünümü ve sürekli sembolüdür.”

El-Bennâ namazı yalnızca bir ibadet olarak değil, insanın iç dünyasını dönüştüren bir güç olarak tanımlar:

“Namaz, gözün nuru, vicdanın huzuru, nefsin neşesi, kalbin mutluluğu ve kul ile Rabbi arasında aracıdır. Namaz, sevgi dolu ruhların yüce mertebelere yükselmelerini sağlayan bir basamaktır. İnsanı manevi nimetlere eriştirir, onları cennet bahçelerine ulaştırır, onlara dünyada ve ahirette saadetin kapılarını açar.”

Sıkça Sorulan Sorular

Hasan el-Bennâ kimdir? Hasan el-Bennâ, Müslüman Kardeşler hareketinin kurucusu ve 20. yüzyılın en etkili İslam davetçilerinden biridir. 1906’da Mısır’da doğan el-Bennâ, 1949’da şehit edilmiştir.

Hasan el-Bennâ neden namaza bu kadar önem verdi? El-Bennâ’ya göre namaz, İslam’ın direği ve her türlü İslami hareketin temelidir. Davetini namaza çağrıyla başlatmış; gençleri önce namaza, ardından İslami bilince kazandırmayı hedeflemiştir.

Hasan el-Bennâ gençlere ne tavsiye etti? El-Bennâ, İhvan’a katılmak isteyen her gence ilk adım olarak namazı güzelleştirmeyi tavsiye etmiştir. Ona göre namaz olmadan hiçbir İslami hareket sağlam temellere oturamaz.

Hasan el-Bennâ’nın namaz hakkındaki en ünlü sözü nedir? “Namazın İslam’daki yeri, başın bedendeki yeri gibidir.” Bu söz, el-Bennâ’nın namaza verdiği önemi en özlü biçimde ifade eder.

İlgili Yazılar

Bir Yorum Yapın