Portre: Salih el- Ârûri

“Eğer her İslam ülkesinde bir AGD olsaydı…”

0 yorumlar

Aksa Tufanı Harekatı’nın mimarlarından Salih el- Ârûri şehadetinden kısa bir süre önce Türkiye’den ayrılmadan önce son görüşmelerinden birini AGD ile yapmıştı. O görüşmeye katılanlar bize onun şu sözünü aktardılar. “Eğer her İslam ülkesinde bir AGD olsaydı İsrail çoktan yıkılmıştı!” Diğer direniş liderlerine göre adı ve kıymetli çabaları daha az bilinen bu değerli insanın hayat hikayesini şehadetinin ikinci yılı vesilesiyle yeniden hatırlatmak istiyoruz.

Arura’dan Direnişe: İlk Yıllar ve Kimlik İnşası

Şehit Salih Muhammed Süleyman el-Aruri, 1966 yılında Batı Şeria’nın Ramallah şehri yakınlarındaki Arura beldesinde doğdu. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini köyündeki okullarda tamamladıktan sonra el-Halil Üniversitesi’ne girdi ve buradan İslam Hukuku alanında lisans derecesiyle mezun oldu. İslami faaliyetlere genç yaşta okul ve camiler aracılığıyla başladı. 1985 yılından itibaren el-Halil Üniversitesi’ndeki İslami Öğrenci Hareketi’nin ileri gelen liderlerinden biri olarak öne çıktı.

Hamas’ın Kuruluş Dönemi ve Batı Şeria Teşkilatlanması

1987 yılı sonlarında İslami Direniş Hareketi’nin (Hamas) kurulduğu dönemde harekete ilk katılanlardan ve Hamas’ın Batı Şeria’daki teşkilatlanmasında ve halk tabanının güçlenmesinde önemli katkısı olanlardan birisi oldu.

Zindan Yılları: 18 Yıllık Esaret

Şehit El-Ârûri, işgal zindanlarında toplam 18 yıl geçirdi. 1990-1992 yılları arasında direniş faaliyetleri nedeniyle “idari tutuklu” olarak yargılanmadan hapsedildi. 1992 yılında yeniden tutuklandı ve onu 15 yıl hapis cezasına çarptırdı. 2007’de serbest bırakıldı ancak üç ay sonra tekrar tutuklanarak 2010 yılına kadar hapiste kaldı.

Sürgün Rotası: Şam’dan Lübnan’a Uzanan Mücadele

2010 yılında Suriye’ye sürgün edilen el-Ârûri Şam’da kaldı ve Şubat 2012’de Suriye iç savaşının patlak vermesinin ardından buradan ayrıldı. Daha sonra Mısır, Katar ve Türkiye arasında gidip geldi. Sonunda Lübnan’a yerleşerek Filistin direniş projesine hizmet noktasında siyasi ve teşkilati düzeyde yürüttüğü faaliyetlere devam etti.

Siyasi Büro ve Liderlik: Teşkilatın Ağırlık Merkezi

El-Ârûri 2010 yılında Hamas Siyasi Büro üyeliğine seçildi. 5 Ekim 2017’de Genel Şura Konseyi tarafından Siyasi Büro Başkan Yardımcılığına getirildi. 2021 yılında yeniden seçildiği bu görevin yanı sıra, hareketin Batı Şeria sorumluluğunu da üstlendi. Bu durum, onun teşkilat, siyasi ve sahadaki ağırlığını da temsil etmiş oldu.

Mücadelenin Pusulası: Kudüs ve Mescid-i Aksa

Şehit el-Ârûri, merkezinde Mescid-i Aksa’nın bulunduğu Kudüs’ü, işgale karşı olan mücadelenin özü ve daimi pusulası olarak ele aldı. Kudüs’ü merkeze almayan hiçbir ulusal projenin anlamı ve kıymetinin olmadığını düşünürdü.

Direniş Bir Araç Değil: “Mütekamil Özgürleştirme Projesi”

Lübnan’ı ve insanı savunmak için meşru ve stratejik bir özgürlük seçeneğinin projesi olması yönüyle Direnişi “sadece şartlara bağlı bir araç” değil; işgalin iradesini kırmayı ve Filistin halkının tüm haklarını eksiksiz elde etmeyi hedefleyen “geniş çaplı mütekamil bir özgürleştirme” projesi olarak inşa etti.

Ulusal Birlik Vurgusu: Bölünmeye Karşı Sarsılmaz Tavır

Salih el-Ârûri, ulusal birlik fikrine, işgale karşı durmak ve ulusal projeyi korumak için merkezi bir önem verdi. 2017 yılında Hamas heyetine Kahire’de liderlik ederek ulusal uzlaşı anlaşmasını imzaladı. Konuşmaları, dışlamayı ve bölünmeyi reddeden halkı birleştirici bir dille öne çıktı. İçeriği boşaltılmış, mücadelenin özünü görmezden gelen şekli bir uzlaşı anlayışını ise kesin bir dille reddetti.

“Sahaların Birliği” Stratejisi: Filistin ve Bölgesel Cephe

El-Ârûri, Filistin ve bölgesel cepheler arasında sağlam bir irtibata dayanan kapsamlı bir mücadele stratejisi olarak “Sahaların Birliği” ilkesini benimsedi. Hamas ile Hizbullah ve Lübnan Cemaat-i İslami arasında birleştirici bir halka rolü oynadı, siyasi ve saha koordinasyonunu güçlendirmede pay sahibi oldu.

Batı Şeria’nın Yeniden Dirilişi: Hücrelerin Canlandırılması

Filistin içinde ise Batı Şeria’daki direniş hücrelerinin canlandırılmasına vaziyet etti. Gazze’deki Ortak Operasyon Odasını direniş kararını birleştiren kapsayıcı bir model olarak destekledi.

Aksa Tufanı’nın Siyasi Mimarlarından Biri

Aksa Tufanı operasyonu döneminde savaşın siyasi söyleminin inşasında kilit rol oynadı. Aksa Tufanı operasyonunun siyasi anlatısının baş mimarlarından biri oldu.

Suikast Tehditleri ve Kararlı Duruş

Şehid Şeyh Salih el-Ârûri işgal liderleri tarafından defalarca suikastla tehdit edildi. ABD’nin terör hedef listesine alındı, Arura beldesindeki evi yıkıldı ve aile fertlerinden birçok kişi tutuklandı. Ancak o, şehadetin en büyük arzusu ve yolunun sonu olduğunu ilan ederek kararlı duruşunda sabit kaldı.

2 Ocak 2024: Beyrut’ta Şehadet

2 Ocak 2024 Salı akşamı, Beyrut’un güneyindeki Dahiye bölgesinde hain bir siyonist saldırı sonucunda; Kassam komutanı Semir Fendi (Ebu Amir), Kassam komutanı Azzam el-Akra (Ebu Ammar) ve hareket mensubu ve kadrolarından bir kısım kardeşleriyle birlikte Şehit Lider Şeyh el-Ârûri şehadete ulaştı. Cihad ve dik duruşla dolu ömürlerini tamamladılar ve direniş yolunu aydınlatan birer fener olarak kanları geride kaldı.

İlgili Yazılar

Bir Yorum Yapın