Aile Nedir?
Anadolu Gençlik Dergisi: Aileyi nasıl tanımlarsınız?
Ebubekir Ertem:
Aile; eşler arasındaki sevginin, güvenin, duygusal empatinin, mahremiyetin ve iletişimin kurulduğu, geliştiği ve kollandığı ortamlardır. Bunlardan biri ya da birkaçı eksikse ortada aileden ziyade kuru bir birliktelik kalmaktadır.
Sonrasında dünyaya gelen çocukların gelişmesi ve büyümesi de bu kavramların gelişimiyle paralel olarak aileyi olgunlaştırmakta ve büyütmektedir.
Geleneksel Aile Kavramı Bugün Ne İfade Ediyor?
AGD: “Çekirdek aile” ve “geniş aile” kavramları, geleneksel anlamda aile bütünlüğünü yansıtmakta mıdır?
Ertem:
Geleneksel aile dediğimiz yapı; karı-koca, çocuklar, evli çocukların eşleri, dede, anneanne, babaanne, hala, teyze, dayı gibi akrabaların birlikte oluşturduğu aile tipidir.
Günümüzde kullanılan “çekirdek” ve “geniş” aile kavramlarının hiçbiri bu geleneksel yapıyı tam anlamıyla yansıtmamaktadır. Geçmişte daha çok kırsal alanlarda yaygın olan geleneksel aile modeli, bugün %90’ları aşan şehirleşme oranıyla birlikte tarihe karışmak üzeredir.
Modern Dünyada Ailenin Rolü
AGD: İçinde yaşadığımız modern dünyada ailenin kişiler için rolü ve anlamı nedir?
Ertem:
Aile; eşler için güvenli bir liman, hoşgörülü sevginin merkezi, sağlıklı ve anlayışlı iletişimin zirvesi, mahremiyet hassasiyetlerinin en güzel nüvesidir.
Çocuklar açısından bakıldığında ise aile; hayata gözlerini açtıkları ilk gelişim ve deneyim alanıdır. Kendileri olmalarına müsaade edildikçe sağlıklı benlik gelişimi başlar. Fırsat verildikçe edindikleri deneyimler, yani deneme çabaları kadar da hayata dair bir bakış açısı geliştirirler.
Aile Konusunda Dayatma mı, Özgürlük mü?
AGD: Günümüz koşullarında aile kavramı dayatmaya mı yoksa özgürlüğe mi yöneliyor?
Ertem:
Aslında her alanda olduğu gibi aile konusunda da bir dayatma söz konusu. Özgürlük ancak sorgulayan, kendi olabilen, prensipleri olan bireyler için anlamlı bir düşünce konforu oluşturur.
Aksi durumda özgürlük; kendi kavramları olmayan, sadece bencillik soslu bir dayatmaya dönüşmektedir.
Kişilik Gelişiminde Ailenin Yeri
AGD: İnsan yaşamında aile gerçekten gerekli midir? Aile olmadan kişilik gelişiminden söz edilebilir mi?
Ertem:
Kişilik; bireyin doğuştan gelen özelliklerinin çevresel faktörlerle etkileşimi sonucunda ortaya çıkan, eylem, duygu ve davranış tarzlarının bütünüdür. Kişilik gelişiminde temel taş sağlıklı bir ailedir.
Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın da ifade ettiği gibi, çocuğun 0–6 yaş arasında öğrendikleri, 6 yaşından sonra öğrendiklerinden çok daha fazladır. Beyindeki sevgi, öfke ve güvenle ilgili sinirsel devrelerin temelleri bu dönemde atılır. İnsanın kişiliğinin çatısı bu dönemde oluşturulur.
Sağlıklı aile olmadan, sevgi, güven ve merhamet dolu dokunuşlar olmadan bu çekirdeği sağlıklı şekilde inşa edemeyiz. Burada sağlıklı aileden kastımız; annenin ya da babanın fiziki varlığı değil, başta saydığımız hassasiyetlerle var olan aile yapısıdır.
Aile ve Değerler İlişkisi
AGD: Değerlerin ailede öğrenildiği sıkça söylenir. Aile ile değerler arasındaki ilişki yalnızca toplumsallaşma ile mi sınırlıdır?
Ertem:
Yetişkinlik dönemindeki birçok psikolojik sıkıntının temelinde çocukluk dönemi eğitim kusurları yatmaktadır. Eğitim kusuru denildiğinde yalnızca okul anlaşılmamalıdır. Eğitim ailede başlar, okulda devam eder.
Rahmetli Doğan Cüceloğlu’nun da vurguladığı gibi, bir toplumun geleceğini belirleyen temel unsurlar; çocuğun yetiştiği ailedeki değerler ve eğitim aldığı sınıf ortamında gelişen değerlerdir.
Değer aktarımı, sözel anlatımdan ya da mahalle baskısından çok; rol model olmakla mümkündür. Aile içinde sağlıklı bir ilişki ve iletişim kurulmalı; her fert önemsenmeli, olduğu gibi kabul edilmeli, değer verilmeli, korkutulmamalı, güven hissettirilmelidir.
Yeniden aile olmayı öğrenmeye ihtiyacımız var.
