Erbakan Hocamız mükemmel bir devlet adamı, gerçek bir ilim adamı, kendisine düşmanlık edenleri bile affeden insanı kâmil bir zat ve gerçek bir mücahitti.
Hayatını da bu vasıflara yakışır şekilde yaşayarak tamamladı.
Bütün Milli Görüşçüler de şâhittir ki etrafına telkin ettiği gerçekleri, kendisi de hiç durmadan, takatinin sonuna kadar, canla başla, malıyla ve canıyla çalışarak bizzat yaşadı.
Ve ömrünü, inandığı İslam gerçeğine hizmet yolunda harcadı.
TBMM’de bir konuşmasında “Ne yaptımsa Allah rızası için yaptım” diye haykırışı hâlâ kulaklarımızda çınlıyor.
Aynı zamanda Erbakan Hocamız değerli bir ilim adamıydı. Savunduğu fikirleri bir iddia şeklinde ortaya koymaz, görüşlerini ilmi gerçekler içerisinde açıklardı.
Erbakan Hocamız mânevi değerlere çok önem verirdi. İnsanların tahmininin ötesinde bir şefkat ve merhamet sâhibiydi.
TBMM’de yaptığı konuşmalarında bazı milletvekillerinin yerlerinden saygısızca lâf atmalarına da gayet nâzik bir şekilde karşılık verirdi.
Dünyanın dört bir tarafından, zulme uğrayan, haksızlık gören insanlar, kendisine müracaat ettikleri zaman onlara el uzatırdı.
Milli Görüşçüler olarak böyle bir liderimiz olmasından dolayı Allah’a hamd ediyoruz.
Erbakan gibi üstün niteliklere sâhip olanların yeri doldurulamaz, ancak açtığı yoldan gidilir.
Hayatı boyunca hak ve adaletten hiç ayrılmadı. “Adâlet mülkün temelidir” kavramını sıkça kullanırdı. Bugün Millî Görüşçülerin kullanmakta olduğu “Adâlet Mülkün temelidir” kuralı, Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızın dilimize yerleştirdiği çok önemli bir kavramdır.
Erbakan hocamız İslam düzeninin dünyâ ve âhiret saadetini sağlamanın tek yolu olduğunu uygulayarak göstermiştir.
“İnsanların en hayırlısı insanlara hizmet edendir” Hadis-i Şerifi’ni kendine rehber edinmişti. Son nefesine kadar bütün insanlığın kurtuluşu için çalıştı. Ömrünü dâvâsı uğruna harcadı.
Millî Görüş, muhterem Erbakan Hocamızdan bizlere kalan bir mukaddes emanettir. Milli Görüşçüler de onun hatırasına saygı göstererek çizdiği çizgide yürüyecekler ve onun yaptığı gibi milletimize hizmet etmeye devam edecekler.
Erbakan Hocamız, arkasında dâvâsına sâhip olacak bir topluluk bırakarak Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur.
Biliyoruz ki “Nasılsak öyle idâre ediliriz.”
Yine biliyoruz ki ”Bir toplum kendisini değiştirmedikçe, Allah (c.c) o toplumu değiştirmez.”
Millî Görüşçülerin yolu “İnsanları hikmetle, güzel öğütle, Rabbimizin yoluna dâvet etmektir ve etrafımızdaki insanları iyi, güzel, faydalı ve doğru olana, yani tek kelimeyle ifâde edersek “Hakka” en güzel şekilde çağırmaktır.
Bu çabaların neticesinde, Erbakan Hocamızın emâneti olan “Yaşanabilir Bir Türkiye” arkasından “Yeniden Büyük Türkiye” ve sonra da “Yeni Bir Dünyâ”nın kurulması çalışmalarını Millî Görüşçüler Allah’ın izniyle gerçekleştirmeye çalışacaklar.
Erbakan Hocamızın 1969 yılında başlayan hiç tâviz vermeden yürüttüğü 50 yıllık mücadelesi önümüzde güzel bir örnek olarak durmaktadır.
Yolumuz çok sağlam, düzgün ve dosdoğrudur.
Bizler Millî Görüşçüler olarak bu çizgide yürüyecek, bu mücadeleyi, inançla devam ettireceğiz.
Allah’ın Rahmeti, bereketi ve selâmeti hepimizin üzerinize olsun.
