Kişisel Farkındalık ve Sürekli Gelişimin Anahtarı
Hayat her zaman insanı sınayacak ve daha fazla öğrenmesini gerektirecek olaylarla doludur. Bu süreçte her an yeni bir tutum geliştirmek adına başkalarını suçlamak yerine kendini daha iyi hâle getirmeye odaklanmak gerekir. İçinde bulunulan durum ne kadar zor olursa olsun, bunu “gelişmek ve daha iyi olmak için bir öğrenme fırsatı” olarak görebilme yeteneği keşfedilmelidir. İşte bu destekleyici yetenekler sayesinde insan kendini daha iyi tanır ve kişisel farkındalığa ulaşır.
Çalışma Hayatında Anlam, Amaç ve Katkı
İnsanın çalışma hayatındaki temel talebi; anlam bulmak ve katkıda bulunmaktır. İnsan, anlamını bulduğu yerde amacını büyütebilir; amacını gerçekleştireceğine inandığı yerde ise katkısını artırabilir. Bu gerçeği fark eden kurumlar, çalışan ve mensuplarının yumuşak becerilerini geliştirmeye odaklanır.
Çünkü bu beceriler geliştikçe:
- Bir ekibin parçası olmak,
- Ekiple birlikte sorun çözmek,
- Ortak hedeflere uyum sağlamak
çok daha kolay hâle gelir.
Yumuşak Beceriler Nedir ve Neden Ölçülmesi Zordur?
Yumuşak becerilerin (soft skills) etkisi; insanın ruh hâline, iletişimde olduğu kişilere ve dış etkenlere göre değişiklik gösterebilir. Çünkü bu beceriler, ölçülmesi zor; hayata ve işe nasıl bakıldığını belirleyen tutum ve yeteneklerden oluşur.
Bu yönüyle yumuşak beceriler sadece başkalarını yönetmekle değil, kişinin kendisini yönetmesiyle de doğrudan ilgilidir. İnsan; kendisini sinirlendiren, utandıran, usandıran, motive eden ve ilham veren unsurları iyi bilmeli ve anlamalıdır. Özellikle zor anlarda kendini objektif bir şekilde gözlemleyebilmeli, içinde bulunduğu durumun davranışlarını nasıl etkilediğini fark edebilmelidir. Böylece zor koşullarda bile sakin, dengeli ve mantıklı düşünmeye devam edebilir.
Eğitim, Sosyal Ortam ve Yumuşak Beceriler
Destekleyici yetenekler öğretim (talim) ile değil, eğitim (terbiye) yoluyla edinilir ve yaşanılan ortamlarda kazanılır. Bu kazanımın artması için sosyal olmak ve fedakâr davranmak gerekir. Her sosyal ortam yumuşak becerileri geliştirir; her gelişen yumuşak beceri de sosyal ortamın seviyesini yükseltir.
Bu süreçler:
- Potansiyelin farkına varmayı,
- İradeyi ortaya koymayı,
- Sürekli öğrenme isteğini
tetikler.
Sosyal ortamlarda sabır, anlayış, uyum, rehberlik, ifade ve iletişim becerilerini geliştiren bireyler, kurdukları diyaloglar ve yönettikleri süreçler sayesinde yeni çevreler kazanır. Sahip olunan bilgiye, çevrenin ilgisi de eklenir. Bu motivasyon ise sürekli öğrenme ve yetiştirme kültürünü besler.
Yetiştirme Kültürü ve Sosyal Sermaye
Yetiştirme kültürünün hâkim olduğu kurumlarda yardım etme, öğrenme ve gelişme için gösterilen çaba yaygındır. Bu tür yapılarda canlı, adanmış, duygusal ve verici insan sayısı fazladır. Özellikle kâr amacı gütmeyen organizasyonlarda daha sık görülen bu kültür sayesinde liderler, insanların potansiyellerini artırmaları için hizmetkâr bir rol üstlenir.
Eğitim, rehberlik, oryantasyon, paylaşım ve birlikte başarma anlayışı; bireylere farklı bakış açıları kazandırır. Günümüzde koçluk, mentörlük ve danışmanlık gibi rollerin temel görevi de yumuşak becerileri geliştirerek özgüven ve uyum oluşturmaktır. Böylece zaman, bilgi, beceri, empati ve karşılıklılık gibi evrensel değerleri besleyen güçlü bir sosyal sermaye yatırımı ortaya çıkar.
Yazan: İbrahim Veli (254. Sayı – Mart ayı)
