İslam Kardeşliği, Birlik ve Zaferin Anahtarı
Allah (azze ve celle) şöyle buyuruyor:
“Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse iki kardeşinizin arasını düzeltin. Allah’a itaatsizlikten sakının ki rahmetine mazhar olasınız.”
(Hucurât, 49/10)
Rasûlullah Efendimiz (aleyhisselâm) ise bir hadis-i şerîfte şöyle buyuruyor:
“Mü’minler birbirlerine karşı bir binanın tuğlaları gibidir. Onlar birbirini tamamlarlar.”
(Müslim, Kitâbu’l-Birr, 4812)
Bu ayet-i kerîme ve hadis-i şerîften çıkarabileceğimiz en genel mana şudur:
Birlik olursak başarırız; olmazsak yok olur gideriz. Bunun temelinde ise kardeşlik vardır.
Birlik ve Beraberliğin Temeli: Sağlam İnanç ve Kardeşlik
Birlik ve beraberlik hâlinde geleceğe yürüyebilmek için ortak ideallerin olması icap eder. Bu ortak ideallerin temeli ise sağlam bir inanç ve aramızda tesis edeceğimiz İslam kardeşliğidir. Peki bu kardeşliği nasıl tesis edeceğiz?
İslâm’ın en izzetli dönemi şüphesiz Asr-ı Saadet dönemidir. Peki bu izzet nasıl elde edildi? Nasıl bu kadar başarılı olundu?
Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Ey iman edenler! Eğer siz Allah’a yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit kılar.”
(Muhammed, 47/7)
Onlar Allah’ın dinine yardım ettiler; Allah Teâlâ da onlara yardım etti. Mesele aslında bu kadar açık ve nettir.
Allah’a Yardım Etmek Ne Demektir?
Hâşâ, Allah’ın bizim yardımımıza ihtiyacı var mıdır? Elbette hayır. Burada kastedilen, Allah’ın dinine yardım etmektir. Allah’ın dinine yardım ise şu sorunun cevabında gizlidir:
“Bu dinin zafere ulaşması için ben üzerime düşen vazifeyi yerine getiriyor muyum?”
Allah’ın vaat ettiği zafer de bir şarta bağlanmıştır. Bu şart; aramızda tesis edeceğimiz kardeşlikle başlar, Efendimiz’in (aleyhisselâm) buyurduğu gibi cennet ve Allah rızasıyla son bulur (Buhârî, Kitâbu’l-Edeb, 6066).
Kardeşlik: Tespihin İmamesi
Her şey bir teselsül hâlinde birbirine bağlıdır. En üstünde imamesi olan bir tespihin taneleri gibi…
Teşbihte hata olmasın; imameyi cennet, taneleri ise bizi cennete götürecek vasıf ve özellikler olarak düşünelim. Bu özelliklerin temelinde ise kardeşlik yer alsın.
Tanelerden biri eksik olursa tespih tamamlanamaz. Aradaki belirleyici taneler olmadan imameyi yerleştirmek mümkün değildir. İşte “birlik olursak başarırız” idealini bu şekilde temsil edebiliriz.
İslam Kardeşliği Nasıl Tesis Edilir?
Ne yazık ki kardeşin kardeşe güvenemediği bir zamandayız. Peki bizi yeniden İslam’ın izzetli günlerine taşıyacak kardeşliği nasıl tesis edeceğiz? Bu sorunun cevabını Rasûlullah Efendimiz (aleyhisselâm) vermektedir.
Ebû Hureyre’nin (radıyallahu anh) rivayetine göre Efendimiz (aleyhisselâm) şöyle buyurmuştur:
“Oburların sofraya üşüştüğü gibi milletlerin sizin üzerinize üşüşeceği gün vardır…”
(Ebû Dâvûd, Tedâi’l-Umem ale’l-İslâm, 4/111)
Bu hadis-i şerîf, İslam ümmetinin izzetine engel olan iki büyük hastalığı açıkça ortaya koymaktadır:
Dünya sevgisi ve ölüm korkusu.
Ortak İdealler ve İslam Birliği
Eğer dünya ahirete tercih edilmez, ölüm bir son değil vuslat olarak görülürse; Müslümanlar ortak ideallerde buluşur. Ortak idealler ise omuz omuza mücadeleyi, yani gerçek İslam kardeşliğini doğurur.
Günümüzde İslam ülkeleri maalesef dağınık bir hâldedir. Geçici dünyevî menfaatleri, kalıcı ahiret nimetlerine tercih eden anlayışlarla yönetilen bir ümmet, Allah’ın vaat ettiği zafere ulaşamaz.
Hedefimiz Medine iken yönümüzü Washington’a çevirdiğimiz sürece hedefe varamayız. Kurtuluşu yanlış kapılarda aramak, akıl tutulmasından başka bir şey değildir.
Çözüm: Özümüze Dönmek ve İslam Birliği
Çözüm açıktır:
Özümüze dönmeli, kurtuluşu camide yan yana secde ettiğimiz Müslüman kardeşimizde aramalıyız. Bu sebeple İslam Birliği acilen kurulmalı, İslamî temeller üzerine oturtulmalı ve desteklenmelidir.
Rasûlullah Efendimiz (aleyhisselâm) ve Sahâbe-i Kirâm’ın izinden gitmek bunu gerektirir. Sahâbe, korku dönemlerinden kısa sürede izzet ve hâkimiyet dönemlerine bu bilinçle ulaşmıştır.
Dua
Allah Teâlâ bizleri istikâmetten ayırmasın.
Durduğumuz yeri bilenlerden eylesin.
Bizleri Kur’an ve Sünnet üzere yaşayan, Sahâbe-i Kirâm’ın izinden giden bir ümmet olma şerefine nail eylesin. Âmîn.
Allah’ın selâmı hepimizin üzerine olsun.
Yazan: Cihad Ayan (247. Sayı – Ağustos 2020)
