Aziz Gençler,
Yeryüzünde bazı şehirler vardır ki sadece taşlardan, surlardan ve caddelerden ibaret değildir. Onlar bir medeniyetin sembolüdür. Bir davanın merkezidir. Bir inancın nişanesidir.
Mekke böyledir.
Kudüs böyledir.
İstanbul böyledir.
Bu üç şehir aslında üç ayrı şehir değil; aynı yürüyüşün, aynı davanın ve aynı medeniyet tasavvurunun üç büyük menzilidir.
Mekke tevhidin şehridir.
Kudüs emanetin şehridir.
İstanbul fethin şehridir.
Anadolu Gençlik Derneği ve Milli Gençlik Vakfı olarak İstanbul’un Fethi’ni bu bütünlük içerisinde değerlendiriyoruz.
Çünkü tarih, sadece geçmişte yaşanmış hadiselerin kronolojik bir sıralaması değildir. Tarih; inancın, azmin, idealin ve adanmışlığın nesilden nesile aktarılan büyük yürüyüşüdür. Bu yürüyüşün en parlak duraklarından biri de şüphesiz İstanbul’un Fethi’dir.
29 Mayıs 1453, yalnızca bir şehrin surlarının aşılması değildir. O gün aynı zamanda çağ açılmış, çağ kapanmış; iman, azim ve kararlılığın önünde hiçbir engelin duramayacağı bütün insanlığa gösterilmiştir. İstanbul’un Fethi, kılıcın kalemle, ilmin cesaretle, inancın gayretle buluşmasının adıdır.
Ancak fethedilen yalnızca İstanbul değildir.
Fethedilen korkulardır.
Fethedilen ümitsizliktir.
Fethedilen teslimiyet anlayışıdır.
Fethedilen imkânsızlık duvarlarıdır.
Genç bir sultanın öncülüğünde gerçekleşen bu büyük zafer, aslında bütün çağlara gönderilmiş bir mesajdır.
Fethi gerçekleştiren Sultan Fatih’in henüz yirmi bir yaşında bir genç olması üzerinde özellikle durulması gereken bir hakikattir. Çünkü fetihlerin gerçek mimarı; yaşından önce olgunlaşan, davasını şahsi menfaatlerinin önünde tutan ve büyük ideallere kendisini adayan gençliktir.
Bugün İstanbul’un Fethi’ni konuşurken Fatih Sultan Mehmet Han’ı anlamak istiyorsak sadece gemileri karadan yürütmesini anlatmakla yetinemeyiz.
Asıl soru şudur: “Fatih’i yetiştiren iklim neydi?”
Onu yirmi bir yaşında İstanbul’un fethini gerçekleştiren bir lider hâline getiren anlayış neydi?
Bu soruların cevabı Kur’an’da saklıdır.
Bu soruların cevabı ilim, irfan ve ahlak üzerine yükselen İslam medeniyetinde saklıdır.
Bu soruların cevabı cihadda, Allah rızasında, insanların hayırlısı insanlara faydalı olandırda saklıdır.
Bu soruların cevabı Fatih Sultan Mehmet’te, Akşemseddin’de Ulubatlı Hasan’da saklıdır.
Çünkü büyük fetihler büyük şahsiyetlerle gerçekleşir. Büyük şahsiyetler ise büyük davalarla yetişir.
Bugün Anadolu Gençlik Derneği ve Milli Gençlik Vakfı olarak İstanbul’un Fethi’ni yalnızca tarihî bir zafer olarak anmıyor; onu bir medeniyet yürüyüşünün sembolü olarak görüyoruz. Çünkü fetih sadece toprak kazanmak değildir. Fetih; gönülleri kazanmak, insanlığa adalet ulaştırmak, zulmü ortadan kaldırmak ve hakkı hâkim kılmaktır.
Bugün dünyanın dört bir yanında mazlumların feryadı yükselirken, Gazze’de çocuklar bombalar altında can verirken, Kudüs işgal altında tutulurken ve insanlık büyük bir adalet krizinin içerisinden geçerken fetih ruhuna her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır.
Fatih’in fethettiği surlar yıkılmış olabilir; ancak bugün insanlığın önünde çok daha büyük surlar vardır.
Adaletsizlik surları…
Sömürü surları…
Ahlaksızlık surları…
Irkçılık surları…
Emperyalizm surları…
Siyonizm surları…
Gençliğin önündeki duran görev, bu surları yıkacak iradeyi yeniden ortaya koymaktır. Bugün bizim En büyük meselemiz de budur.
Şehirlerimiz büyüyor fakat hedeflerimiz küçülüyor.
Binalar yükseliyor fakat ideallerimiz alçalıyor.
Bilgi artıyor fakat hikmet azalıyor.
Teknoloji gelişiyor fakat insanlık geriliyor.
Bu sebeple yeni bir fetih ruhuna ihtiyacımız vardır.
Ancak bu fetih ruhu geçmişi romantik hatıralarla anmakla ortaya çıkmayacaktır. Fetih ruhu; yeniden imanla, ahlakla, ilimle, mücadele şuuruyla ve sorumluluk bilinciyle kuşanıldığında ortaya çıkacaktır.
Milli Görüş Hareketi’nin Kurucu Lideri Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın yıllarca ifade ettiği “Yeniden Büyük Türkiye” ve “Yeni Bir Dünya” hedefi de aslında çağımızın fetih hedefidir.
Çünkü; Milli Görüş, sadece siyasi bir hareket değildir.
Milli Görüş; adaletin hâkim olduğu bir dünyanın çağrısıdır.
Milli Görüş; güçlülerin değil haklıların üstün olduğu bir düzenin mücadelesidir.
Milli Görüş; Mekke’den İstanbul’a, İstanbul’dan Kudüs’e uzanan medeniyet yürüyüşünün çağımızdaki adıdır.
Anadolu Gençlik Derneği ve Milli Gençlik Vakfı olarak gerçekleştireceğimiz İstanbul’un Fethi programını da bu bilinçle değerlendiriyoruz.
Bu program; geçmişi nostaljik duygularla hatırlama etkinliği değildir, Bu program Fatih’in heyecanını bugünün gençliğine taşıma programıdır.
Bu program; fetih ruhunu yeniden kuşanma programıdır.
Bu program; yeni fatihler yetiştirme programıdır.
Bu program; Mekke’den İstanbul’a, İstanbul’dan Kudüs’e uzanan medeniyet yürüyüşünü yeniden hatırlatma programıdır.
Çünkü biz biliyoruz ki İstanbul’un Fethi bir son değil, bir başlangıçtır.
Fatih Sultan Mehmet Han’ın açtığı yol bugün de ümmetin ve insanlığın önünde durmaktadır. O yol; adaletin, merhametin, ilmin, ahlakın ve hakkın yoludur.
Gençler olarak bizlere düşen görev; surları aşan gemilerin cesaretini kuşanmak, imkânsız gibi görülenleri mümkün kılan iradeyi yeniden üretmek ve çağımızın fetihlerine hazırlanmaktır.
Çünkü bugün;
Fethedilmeyi bekleyen kalpler vardır.
Fethedilmeyi bekleyen zihinler vardır.
Fethedilmeyi bekleyen kurumlar vardır.
Fethedilmeyi bekleyen toplumlar vardır.
Asıl fetih insanın kendi nefsini fethetmesidir.
Asıl fetih ahlakın yozlaşmaya karşı galip gelmesidir.
Asıl fetih hakkın batıla üstün gelmesidir.
Fatih’in cesaretini, Akşemseddin’in irfanını ve Erbakan Hocamızın istikametini kuşanan bir nesil yetiştiğinde sadece şehirler değil, gönüller de fetholunacaktır.
İnanıyoruz ki yeni fetihlerin kapısını açacak olanlar yine gençler olacaktır. Çünkü tarih boyunca olduğu gibi bugün de değişimin öncüleri gençlerdir.
Ve inanıyoruz ki fetih yeniden başlayacaktır.
Önce gönüllerde, zihinlerde, ahlakta, maneviyatta…
Sonra toplumda, ümmette, insanlıkta…
Bu vesileyle bütün genç kardeşlerimizi İstanbul’un Fethi programımıza davet ediyorum.
Fatih’in emanetine sahip çıkmaya, fetih ruhunu yeniden kuşanmaya ve adaletin hâkim olduğu yeni bir dünyanın inşasında sorumluluk almaya çağırıyorum.
Rabbimiz bizleri fetih ruhunu anlayan, yaşayan ve gelecek nesillere taşıyan bir nesilden eylesin.
Selam ve muhabbetlerimle.
