İslami Hareketin Mühendisi: Prof. Dr. Necmettin Erbakan

Yemen Ensarullah Hizb-i Hak Siyasi İşler Dairesi Başkanı Ali eş-Şerî kaleme aldı…

0 yorumlar

Bazı düşünürler, kâinatı ve onun içindeki tüm varlıkları, birbirine karmaşık biçimde bağlanmış, farklı büyüklüklerde dişlilerden oluşan devasa bir makineye benzetirler. Bu dişlilerin her biri, hayat denilen büyük sistem içinde hem özgül hem de vazgeçilmez bir işlev icra eder. Bu bakış açısının, büyük makine mühendisi ve siyaset adamı merhum Necmettin Erbakan’ın zihninde derin biçimde yer ettiğini söylemek mümkündür. Zira o, derin tefekkürü ve bir mühendis titizliğiyle, bu büyük sistemin hem siyasal hem de yapısal işleyiş mantığını kavramış bir isimdi.

Erbakan’ın İslam ümmetinin genel tarihinde ve özellikle Türkiye özelinde ortaya koyduğu etki, son derece belirleyici ve dönüştürücü bir mahiyet taşımaktadır. Bu etki; olağanüstü bir zekâ, yüksek bir azim, güçlü bir irade ve hayatının ilk dönemlerinden itibaren benimsediği ilkelere olan sarsılmaz sadakatle şekillenmiştir. Kendi gençlik yıllarımda Yemen’de Erbakan isminin, farklı mezhep ve eğilimlere mensup dindar İslami çevreler için, İslam toplumlarının ve devlet yapılarının yeniden İslami bir istikamete dönebileceğine dair güçlü bir umut sembolü olarak görüldüğünü çok iyi hatırlıyorum. Türkiye’deki iktidar süresi kısa olmasına rağmen, bu tecrübe İslam dünyasında derin bir yankı uyandırmıştı.

Gerçekten de bu deneyim, modern İslam dünyasının en katı laik sistemlerinden birinde, İslamcı bir hareketin iktidara ulaşabileceğini fiilen göstermiştir. Erbakan, 70’li yaşlarının eşiğinde, Osmanlı hilafetinin yıkılmasından sonra Türkiye’de iktidara gelen ilk İslamcı siyasi lider olmuştur. Bu gelişme yalnızca Türkiye açısından değil, bütün İslam dünyası ve hatta küresel siyaset bakımından sarsıcı bir dönüm noktasıydı.

O dönemde henüz 17 yaşında bir genç olmama rağmen, siyasete duyduğum ilgi ve İslamî bir düzenin yeniden sahnede güçlü biçimde yer alması yönündeki beklentilerim nedeniyle bu olay benim üzerimde ve Yemen’deki pek çok insan üzerinde derin izler bırakmıştır. Nitekim Yemen’de bu hadise; siyasi ve dini yazılarda, gazetelerde, analizlerde, panellerde ve entelektüel tartışmalarda yoğun biçimde ele alınmıştır.

Necmettin Erbakan, çok boyutlu biçimde analiz edilmesi gereken bir siyasal model ve tarihsel tecrübe olarak öne çıkmaktadır. Bu tecrübenin ortaya koyduğu temel bulgulardan biri, Türkiye’de erken Cumhuriyet döneminde şekillenen laikleşme politikalarının özellikle kırsal ve geleneksel toplumsal kesimler üzerinde sınırlı bir karşılık bulmuş olmasıdır. Nüfusun büyük bir bölümünü oluşturan bu kesimler, söz konusu dönüşüm süreçlerine mesafeli yaklaşmış; ancak uzun süre bu tutumlarını doğrudan çatışmaya girmeden, daha çok pasif bir toplumsal direnç biçiminde sürdürmüşlerdir. Erbakan’ın iktidara gelişi, bu birikmiş toplumsal eğilimlerin siyasal alanda görünürlük kazanmasının bir sonucu olarak okunabilir. Ne var ki, askerî ve bürokratik müdahaleler, Refah Partisi’nin kapatılması ve Erbakan’ın siyasal süreçten dışlanması, bu yönelimin kurumsallaşmasını engellemiş; bu durum Türkiye’nin özellikle Filistin ve Gazze başta olmak üzere bölgesel meselelerde üstlenebileceği muhtemel rolün de sınırlanmasına yol açmıştır.

Erbakan’ın hayatı ve mücadelesi, Müslüman genç kuşaklara son derece önemli bir ilke sunmaktadır: büyük hedefler doğrultusunda yürütülen tarihsel ve siyasal mücadelelerde ümitsizliğe yer yoktur. O, yaşamı boyunca kararlı bir çizgide mücadelesini sürdürmüş ve ancak yetmişli yaşlarına ulaştığında iktidara erişebilmiştir. Bu yönüyle Erbakan’ın tecrübesi, ilke temelli bir duruşa sahip olan ve kolektif bir dava bilinci taşıyan her birey için hem öğretici hem de güçlü biçimde ilham verici bir örnek teşkil etmektedir.

Merhum Erbakan hakkında elbette çok şey söylenebilir; ancak onun hayatı ve mücadelesi üzerine başkalarının bildiklerinden daha fazlasına sahip olduğumu iddia etmem ne ilmî ne de makuldür. Zira gerek coğrafi mesafe gerekse tarihsel uzaklık buna imkân tanımamaktadır. Bununla birlikte şu hususu tereddütsüz ifade edebilirim ki, Erbakan’ın siyasi mücadelesi ve tarihsel konumu, Yemen başta olmak üzere pek çok ülkede farklı fikrî ve ideolojik yönelimlere sahip geniş kesimleri derinden etkilemiştir; ben de bu etkilenmiş kişiler arasında yer alıyorum. Bu etkinin temel nedenlerinden biri, Erbakan’ın İslam ülkeleriyle ilişkilerde açık, yapıcı ve bütünleştirici bir yaklaşım benimsemiş olmasıdır. İran dâhil çeşitli İslam ülkelerine gerçekleştirdiği ziyaretler ise, Türkiye’deki askerî ve laik bürokrasinin kendisine yönelik tepkisini ve hasmane tutumunu belirgin biçimde artıran başlıca faktörler arasında yer almıştır.

Allah büyük mühendis Necmettin Erbakan’a rahmet eylesin. Onun ruhu ve mücadelesinin kıvılcımı, İslami siyasal hareketler zincirinin canlı bir halkası olarak varlığını sürdürmeye devam edecektir. Küresel tahakküme karşı İslam projesini taşıyanlar, er ya da geç kaçınılmaz biçimde zafere ulaşacaktır. O gün geldiğinde, Türkiye’nin Müslümanları ve mücadele insanları bu tarihsel zaferde kuşkusuz belirleyici bir rol üstlenecek; Erbakan’ın adı ve mirası da hem o günün hem de o istikametin ayrılmaz bir parçası olarak varlığını koruyacaktır.

Kaleme alan: Yemen Ensarullah Hizb-i Hak Siyasi İşler Dairesi Başkanı Ali eş-Şerî                                               Çeviri: Adem Köstek                         

İlgili Yazılar

Bir Yorum Yapın